google etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
google etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

15 Mayıs 2008 Perşembe

Android yarismasinda ilk 50'ye girenlerin detaylari aciklandi


Android yarışmasında ilk 50'ye girenlerin detayları belli oldu. Daha önceki yazılarımızda şimdiye kadar açıklanmamış olmasının kafalarda soru işaretleri yarattığını belirtmiştik.



İlk 50'ye girenlerin detaylarını şuradaki sunuda bulabilirsiniz. Ben kazananlara şöyle bir göz attım ve açıkçası coğrafik yer tanımlamayla ilgili uygulamaların fazlalığı dikkatimi çekti. Sanırım gelecekte webin en önemli unsurlarından birisi de içeriğin bulunduğunuz yere göre belirlenmesi oluşturacak.


50'ye giren uygulamalar içerisinde dikkatimi çeken bir diğer nokta ise bazılarının hakikaten çok ilginç olması. Sunuda da görebileceğiniz üzere bundan bir kaç yıl öncesine kadar bilimkurgu filmlerinde rastlayabileceğiniz şeyler çok yakında gerçekleşmeye başlayacak gibi gözüküyor.


Açıkçası Android kullananan telefonlar yaygınlaşsa da kullanmaya başlasak diyorum.



Devamı

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Google Friend Connect ile uygulama gelistirmek

Google'ın bu aralar en çok konuşulan yeniliklerinden birisi de Google Friend Connect'i duyurmak oldu. GFC ile popüler sosyal ağlara ait bilgilerinizi ve arkadaşlarınızı herhangi bir uygulamaya taşıyabiliyorsunuz. Google Friend Connect

Sistemin genel olarak çalışma prensibi çok basit. GFC kullanan site ya da uygulama (örneğin Facebook Application'ları) üyelik bilgilerinizi yeniden oluşturmaktansa, Facebook, hi5, Google Account gibi yerlerden üyelik bilgilerinizi çekebiliyor. Siz sadece hangi bilgilerinizin hangi siteden alınacağını belirtiyorsunuz. Daha sonra sizin belirlediğiniz bilgileriniz ve arkadaşlarınız anında yeni sitenin kullanımına sunuluyor. Bu da herhangi bir sitedeki bilgilerinizi istediğiniz yere taşıyabileceğiniz anlamına geliyor (tabi bu da aslında bu bilgilerin sahibi olarak size daha fazla güç veriyor).

GFC'nin en büyük avantajı yeni bir site ya da uygulama için artık sıfırdan üye veritabanı yapmaya çalışmak zorunda kalmamanız. Bu da hem geliştiricileri hem de kullanıcıları büyük yükten kurtarıyor.

GFC henüz herkese açık değil. GFC ile ilgili web sitesinde bu uygulamayı kullanmak isteyenler ön başvuru formunu dolduruyor. Bu formda siteniz ya da uygulamanız hakkında bilgi, GFC'yi kullanma amacınız gibi sorular soruluyor. Ben de HEDEF ÖSS için böyle bir başvuruda bulundum. Eğer başvurum kabul edilirse izlenimlerimi burada aktaracağım.

Fakat bu arada sistemin neye benzediğini merak edenler için Google, GFC örnek siteleri hazırlamış.

GFC hakkında şimdilik aktarabileceklerimiz bunlar. Fakat gelin geçmişe gidelim.

Bundan belkide 10 yıl önce benzer bir projeyi Microsoft, Passport'la yapmaya çalışmıştı. Fakat o projenin bence işe yaramamasının tek sebebi ise 20000$ civarındaki başlangıç fiyatıydı. O yüzden sistem birkaç yağlı web şirketleriyle sınırlı kaldı.

Şimdi daha iyi servisi bedavaya alabilmemiz ise Web2.0'nin bize sunduğu nimet olsa gerek!

Devamı

FriendFeed ile kendinizi yayinlayin!

Stumble ile interneti nasıl paylaşabileceğinizi dün anlatmıştık. Bugün ise size FriendFeed'den bahsetmeye çalışacağım.

FriendFeed

FriendFeed, Google'daki kurumsal yapıdan sıkılan birkaç mühendisin biraraya gelerek oluşturdukları bir "startup". Amacı ise sizi arkadaşlarınız arasında bir micro "celebrity"ye döndürmek. ("Micro" kelimesi bu aralar çok moda oldu. Artık koca koca şirketler bile "Micro Management"dan bahsetmeye başladı. Bu konu ile ilgili pek yakında bir yazı sizleri bekliyor).

FriendFeed'e kayıt olduktan sonra kullandığınız popüler 35 tane servisi eklemeye başlıyorsunuz. Bunlar arasında bloglarınız, Twitter mesajlarını, Google Reader'da paylaştıklarınız, YouTube favorileriniz, Stumble yaptıklarız gibi bir çok popüler servis bulunuyor.

Temel olarak feedler üzerinden çalışan sistem, siz farklı servisleri kullandıkça kendi feed'inizde bunlarla ilgili yayınlar yapmaya başlıyor.  Böylece siz interneti gezerken ya da kullanırken bunları kaydetmenizi ve istediğiniz kişilerle paylaşmanızı sağlıyor. Fakat Stumble'dakinin aksine herhangi bir butona basmaya ya da özel bir link çalıştırmaya gerek yok. Sistem otomatik olarak yukarıda bahsettiğimiz servisleri ziyaret ederek sizin yapmış olduğunuz aktiviteleri çekiyor.

Tabi paylaşabilmek için arkadaşlarınızı eklemeniz gerekiyor. Stumble'da arkadaş eklemede olduğu gibi Facebook, Gmail, Yahoo, MySpace gibi servislerdeki arkadaşlarınızı otomatik olarak import edebilen aracını kullanarak FriendFeed kullanan arkadaşlarınıza ulaşabilir, kullanmayan arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

FriendFeed son yıllarda gördüğüm kullanışlı Web 2.0 uygulamalarının başında geliyor. Beni FriendFeed'e eklemek isteyenler ise Miglate kullanıcı adıyla bana ulaşabilirler.

Devamı

Stumble Upon ile webi paylasin

Son günlerde karşılaştığım en "cool" web 2.0 servislerinden bir tanesi Stumble Upon. Stumble Upon sayesinde ziyaret ettiğiniz sayfaları işaretleyebiliyor, arkadaşlarınızla paylaşabiliyor hatta abartıp sayfalar hakkında yorum bile yazabiliyorsunuz.

En güzel özelliği ise ilgi alanlarınızı belirledikten sonra ilgi alanlarınıza yönelik sayfaları bulup otomatik olarak getiriyor. Bu özellik o kadar başarılı ki Stumble sayesinde çok iyi kaynaklara ulaşabiliyorsunuz.

İsterseniz kısaca Stumble'ın nasıl kullanılacağı konusunda bilgi vereyim:

Stumble Toolbar'ının Yüklenmesi ve Kayıt Olunması
Stumble Toolbar'ı yüklemeden de Stumble'ın olanaklarından faydalanabiliyorsunuz ama Toolbar bu siteden tam anlamıyla performans alabilmeniz için olmazsa olmazlardan birisi. Toolbar'ı hem IE hemde FF'ta denedim ve ikisinde de çok başarılı ve sistem kaynaklarını zorlamıyor bile.

Toolbar'ı yükledikten sonra sisteme kayıt olmanız gerekiyor. Bu sayede sistem sizin bilgilerini tutabiliyor ve ilgi alanlarınıza ve web alışkanlıklarınıza göre uygun siteleri getiriyor.

İlgi Alanlarınızın Eklenmesi
Kayıt sırasında size ilgi alanlarınız soruluyor fakat size tavsiyem Preference>Manage My Interest seçeneğinden ilgi alanlarınızı çok detaylı listelere tek tek bakarak belirlemeniz. Böylece çıkan siteler tam anlamıyla sizi ilgilendirmeye başlıyor. Toolbar üzerinden ise Tools>Update Topics (IE için) ya da Tools>Profile Preferences (FF için) ilgi alanlarınızı düzenleyebilirsiniz.

Arkadaşlarınızın Bulunması
Muhakkak sizin arkadaşlarınız da Stumble Upon'u kullanıyordur. Gmail, Yahoo, Hotmail arkadaşlarınızı rahatlıkla import ediyor Stumble kullanmayanları davet edebiliyorsunuz. Hatta abartıp -Facebook arkadaşlarınızı davet etmek için- Facebook application'ına da göz atmanızı tavsiye ediyorum. Arkadaşlarınızı eklediğinizde zaman zaman Toolbar'da onların tavsiyelerini de görebiliyorsunuz.

Stumble Yapmak ve Siteleri Değerlendirmek
Toolbar'daki Stumble düğmesine bastığınız anda servis size ilgi alanınızla ilgili uygun bir siteyi bulup getiriyor. Ama sonuçlar o kadar etkili ki çoğu zaman "Yahu benim bu siteden nasıl olur da haberim yoktu!" şeklinde tepkiler verebiliyorsunuz. Siteyi beğenirseniz yukarı el işaretine tıklayıp bu siteyi listenize ekliyorsunuz. Böylece arkadaşlarınız da bu siteden haberdar olabilir. Aşağı el işaretine tıkladığınızda Stumble'ın size tavsiye ettiği siteyi beğenmediğinizi belirtiyorsunuz. Bu işareti kullandığınızda hem sistem o siteyi bir daha göstermiyor hem de ilgi alanlarınız hakkında daha fazla ipucu elde etmiş oluyor (istediğiniz anda sevdiğiniz ve sevmediğiniz siteleri Stumble'ın sitesi üzerinden düzenleyebiliyorsunuz).

Herhangi bir siteyi Stumble'a eklemek ve değerlendirme yapmak
Webde gezerken çok güzel bir siteye rastladınız; hem paylaşmak hem de hakkında yorum yazmak istiyorsunuz. Bu durumda yapmanız gereken tek şey o site üzerindeyken yukarı el işaretine tıklamak. Siteyle ilgili değerlendirmeyi ve taglemeyi gerçekleştirebilirsiniz.

Benim ilk bakışta bunlar dikkatimi çekti. Kullanmaya devam ettikçe izlenimlerimi burada aktarmaya çalışacağım.

Devamı

13 Mayıs 2008 Salı

Android yarismasi sonuclanmis

Bundan 1 yıl önce bu zamanlarda en büyük dedikodu Google'ın yeni bir cep telefonu üzerinde çalıştığı ile ilgiliydi.Android Developer Challenge

Fakat söylentiler boşa çıktı ve Google'ın aslında mobil bir yazılım platformu çalışmaları yaptığı anlaşıldı. Android adı verilen bu sistem, Symbian, Linux ve Windows Mobile gibi bir cep telefonu işletim sisteminden oluşuyor. Google yazılım konusunda standartları belirledikten sonra -aslında Android açık bir platform fakat projenin amiral gemisi Google olduğundan yazılım kısmı Google tarafından geliştiriliyor- üreticilerle işbirliğine girerek Android'le çalışan cep telefonları üretime başlanacaktı.

Android'i tanıtmak ve kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla Android Developers Challenge şeklinde bir yarışma düzenlendi Google tarafından. Dağıtılan ödülün 10 milyon $'ı bulması gerçekten geliştiriciler için büyük bir fırsattı.

Uygulamanın birinci aşaması sona ermiş ve toplam 1788 uygulama arasından ilk 50'ye giren uygulamalar ikinci aşamaya hak kazanmış. İlk 50'ye uygulama başına 25000$ verilirken ikinci aşamanın sonunda da ilk 10 giren uygulamaya ise uygulama başına 275000$ ve 100000$ dolar verilecekmiş.

Henüz ilk 50'ye girilen uygulamalar hakkında bir bilgi yok fakat projenin büyüklüğü düşünüldüğünde umarım dağıtılacak olan 10 milyon $'a değerdir diyorum.

Devamı

26 Nisan 2008 Cumartesi

Google'in sinir bozucu yonleri

Şuradaki yazıda, Google Operating System Google'ın en sinir bozucu yönlerini açıklamış. Gerçekten listede ilginç maddeler var. Benim de gıcık olduğum noktalar şunlar:

  1. Google Analytics'e girmeye çalıştığınızda her defasında şifre sorması. Gerçi adamlar bu sorunu şu adrese girmekle çözebileceklerini keşfetmişler: https://www.google.com/analytics/home/.
  2. Her ürün için yenilikler diye bir link var fakat bunların çoğu eski. Hatta oradaki yazıya ek olarak bence bunlar bir feed'de sunulmalı. Böylece yeni bir özellik olduğunda Yenilikler sayfasına girmeden takip edebiliriz.
  3. Google Updater. Bu son zamanlarda Google Earth'ün yeni versiyonunu yüklemek için başıma geldi. Bence de her programın kendi installer'ı ayrı da sunulmalı (Sanırım bu özellik biraz da Microsoft'un live.com'undan esinlenilerek yapıldı).
  4. Blogger Yorumları: En nefret ettiğim şeylerden birisi. Bir sürü eksiği var ve adam gibi yorum yazmak inanılmaz derecede zor.
  5. Bazen yeni bir teknoloji üretiyorlar fakat çok uzun zaman onu iyileştirmek için pek bir şey yapmıyorlar (bu da yorumlarda 18. madde olarak geçiyor)

Küçük şeyler belki ama yine de insanı deli edebiliyor bazen.

Devamı

03 Mart 2008 Pazartesi

Kisa kisa...

Vakit sıkıntısından çok detaylı yazı yazamıyorum ama kısa da olsa bilmeyenler için bazı konulardan bahsedelim.

***

Twitter giderek hayatımda önemli bir yer edinmeye başladı. Özellikle buluşma, yolculuk vs. gibi konularda ilgili insanları haberdar etmek için çok ideal bir araç. SMS yoluyla kullanılabilmesi harika. Hala daha Turkcell, Avea, Vodafone'nun konu hakkında hizmet sunmaması hata. Bu konuyla ilgili Turkcell'e bir mail gönderdim. Cevabında konuyla ilgileneceklerini söylüyorlar. Facebook gibi bu treni de kaçırmaları muhtemel...

***

Facebook deyince facebook'ta application yazma olayına harbiden el atmış durumdayım. Gerçekten şurada detaylı bir dökümantasyon var fakat bazen insanı bilgiye boğabiliyor. Vakit bulduğunca facebook'a application yazma konusunda Türkçe kaynaklar oluşturmayı planlıyorum. Özellikle Facebook'taki Türk kullanıcılarının sayısı düşünüldüğünde ileride facebook'a application işi yapan şirketler görmemiz muhtemel. Hatta kurslar bile açılabilir -bu sonuncusu konusunda sürpriz gelişmeler yaşayabilirsiniz ;)

***

Google Sites nihayet açıldı. Bir buçuk yıl önce jotspot'u satın aldıklarında bu servisin Google Apps'a ne zaman entegre edileceğini merak ediyorduk. En son hali kullanışlı fakat bir kaç eksiği var gibi. Facebook hakkında yazı dizilerini google sites kullanarak sunabilirim.

***

DreamSpark projesiyle Microsoft öğrencilerin sahip olduğu potansiyeli nihayet etkili kullanmanın yolunu açtı. Henüz Türkiye'deki üniversiteler bu programda yok ama bu bizim Microsoft Türkiye'ye konu hakkında baskı yapmamıza engel değil. Bu arada Bill Gates şurada öğrencilerle ilgili bir röportaj vermiş. Gaza gelmek isteyenlere tavsiye ederim.

*****

Univercell geçen haftalarda çok konuşuldu ama henüz çok bir ses duymadık. Herhalde gnctrkcll gibi bir tüketim odaklı hizmet, UniverCell gibi bir üretim odaklı bir hizmete göre çok daha mantıklı görülüyor Turkcell tarafından.

Devamı

12 Şubat 2008 Salı

Yahoo neden Microsoftu geri cevirdi?

Yaklaşık 2 hafta önce Microsoft'un Yahoo'yu piyasa fiyatının %62 fazlası olan 45 milyar dolarlık teklifi piyasalara bomba gibi düşmüştü. Hatta kötü giden bir zamanda, Nasdaq'ın günü artıda kapatmasını sağlamıştı.

Fakat o zaman piyasadaki genel kanı Yahoo'nun böyle bir teklifi kabul edeceği yönündeydi. Fakat o zamanlarda fikrimi soran arkadaşlarıma bense teklifi ucuz bulduğumu söyleyerek Yahoo'nun büyük bir olasılıkla teklifi reddedeceğini söylemiştim. Ve olaylar da o yönde gelişti ve Yahoo resmen teklifi geri çevirdiğini belirtti. Konu ile ilgili Yahoo'nun CEO'sunun çalışanlara gönderdiği maili aşağıda ekleyeceğim fakat geneli itibariyle mail neden bu fiyatın ucuz olduğu üzerine yoğunlaşmış. Bence Microsoft da sonucun böyle olacağını biliyordu fakat böyle bir teklif vererek hem para piyasalarının hem de sektörünün vereceği tepkileri ölçme fırsatı buldu (bu arada Google'ın "olmaz böyle şey" diye kopardığı yaygarayı da unutmamak lazım, online reklamcılık ve arama konusunda tam bir tekel olan google böyle yaparak gitgide daha çok antipati topluyor).

CEO'nun maili:

Subject: our board's decision

yahoos

as you'll see from the news release we issued today, our board of directors has reviewed microsoft's unsolicited proposal with yahoo!'s management, financial and legal advisors. after a careful evaluation, the board has unanimously concluded that the proposal is not in the best interests of yahoo! and our stockholders. of course, the board of directors is continuously evaluating all of its strategic options in the context of the rapidly evolving industry environment and we remain committed to pursuing initiatives that maximize value for stockholders.

we believe microsoft's proposal substantially undervalues yahoo!—including our highly recognizable global brand, large worldwide audience, significant recent investments in advertising platforms, future growth prospects, our ability to generate free cash flow and our earnings potential as well as substantial unconsolidated investments (like alibaba and yahoo! japan).

you deserve the credit for the tremendously valuable business we have built. all of us in management, as well as the members of the board, deeply appreciate and respect what you have done and continue to do in order to maintain and enhance yahoo!'s leadership position in the online world.

we have been very deliberate about the steps we are taking to position yahoo!. we are putting in place the pieces we need to accelerate growth by becoming a leading starting point for users and the must buy for advertisers. the global online advertising market is projected to grow from $45 billion in 2007 to $75 billion in 2010, and our more focused strategies position us to capture an even larger share of this market. we are moving to take advantage of this unique window of time in the growth of the online advertising market to build market share and to create value for stockholders.

several key assets form a solid foundation as we execute this strategy.

first, our global brand is a tremendous base from which to build leadership as the starting point for internet use: yahoo! is one of the most recognizable and admired brands in the world. we have some 500 million users (1 out of every 2 internet users worldwide). in the u.s., we are #1 in personalized home pages, mail, music, news, sports, shopping and travel. yahoo! also is #1 in time spent on our sites, an increasingly important metric for marketers.

second, our substantial operating cash flow, which we expect to grow in the double digits in 2009, gives us the financial flexibility to execute our plans.

third, we have made important investments in our core computing infrastructure that provides us greater scalability and increases the rate of iteration on core technologies like algorithmic search as much as tenfold. and of course, you're familiar with our investments in enhanced search technology through panama.

these assets—the brand, the audience, the financial strength, and the technology—position us to capitalize on this pivotal moment for yahoo! and the online marketplace. of course, our most important resource is you: the thousands of creative, passionate and committed yahoos who are executing our strategies to deliver value for users, advertisers, publishers—and stockholders.

as you know, we have taken significant steps to refocus our business on our starting point—must buy strategies. and we're making headway.

starting points: our goal is to grow visits to key yahoo! starting points and properties, by approximately 15% per year over the next several years. and we're on the move: we are the most visited site in the u.s., and the number of u.s. users grew strongly in the double-digits in 2007 on our yahoo.com home page alone. as our open platform takes shape it will significantly accelerate that growth.

mobile, as an area of focus, is the biggest emerging starting point in the world. with twice as many mobile users as personal computer users and projections for substantial advertising growth in mobile, we have an important competitive edge as the number one mobile destination in the u.s. and we are building a superior mobile experience for yahoo! users to further capitalize on this opportunity.

must buy: at the same time, we will increasingly make online advertising easier and more effective for marketers, opening up new ways for them to address consumers. our right media exchange, acquired last year, is more open and easy to use, simplifying transactions for buyers and sellers of online ad inventory. another 2007 acquisition, blue lithium, brings us best in class performance marketing. while we've historically tracked the success of our ad business by focusing on metrics related to our owned and operated sites, our goal is to increase the percentage of the total online advertising demand we touch—to 20% of our addressable market over the next several years, from an estimated 15% in 2007.

our newspaper consortium, is a great example. it has grown to more than 600 newspapers, up from just 264 just seven months ago. combined with ebay, comcast, at&t and others, we are creating a valuable, unique network of premium sites to serve our advertisers.

our key strategies will be enhanced by our adoption of platforms that welcome third party developers and encourage new applications that will enrich the user experience.

finally, beyond our core strategies, there's the added benefit of our substantial, unconsolidated investments in china and japan: we have major positions in yahoo! japan, the leader in its market and alibaba, which is strongly positioned in china, a market with enormous growth potential.

we have accomplished a great deal in a very short time. yahoo! is a faster-moving, better organized, more nimble company well on its way to transforming the experiences of its users, advertisers, publishers and developers.

i hope you are as proud as i am of the yahoo! we have built and we continue to build. thanks for your hard work.

jerry


Not: Maili ekşi sözlükten kopyalamadım ya da Yahoo'nun CEOsu ekşisözlük yazarı değil. Silikon vadisinde bazı ahmaklar caps lock kullanmanın insanı yavaşlattığını sanıyor.

Devamı

12 Ocak 2008 Cumartesi

Google Adsense Dagildi : System Down

Şu aralar Google Adsense ekranına girmeye çalıştıklarında şöyle bir uyarı alacaklardır. Herhalde Google'a nazar değdi. Bu arada uyarı Türkçe de yapılmış.

adsense_dagildi

Devamı