blog etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
blog etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Google Friend Connect ile uygulama gelistirmek

Google'ın bu aralar en çok konuşulan yeniliklerinden birisi de Google Friend Connect'i duyurmak oldu. GFC ile popüler sosyal ağlara ait bilgilerinizi ve arkadaşlarınızı herhangi bir uygulamaya taşıyabiliyorsunuz. Google Friend Connect

Sistemin genel olarak çalışma prensibi çok basit. GFC kullanan site ya da uygulama (örneğin Facebook Application'ları) üyelik bilgilerinizi yeniden oluşturmaktansa, Facebook, hi5, Google Account gibi yerlerden üyelik bilgilerinizi çekebiliyor. Siz sadece hangi bilgilerinizin hangi siteden alınacağını belirtiyorsunuz. Daha sonra sizin belirlediğiniz bilgileriniz ve arkadaşlarınız anında yeni sitenin kullanımına sunuluyor. Bu da herhangi bir sitedeki bilgilerinizi istediğiniz yere taşıyabileceğiniz anlamına geliyor (tabi bu da aslında bu bilgilerin sahibi olarak size daha fazla güç veriyor).

GFC'nin en büyük avantajı yeni bir site ya da uygulama için artık sıfırdan üye veritabanı yapmaya çalışmak zorunda kalmamanız. Bu da hem geliştiricileri hem de kullanıcıları büyük yükten kurtarıyor.

GFC henüz herkese açık değil. GFC ile ilgili web sitesinde bu uygulamayı kullanmak isteyenler ön başvuru formunu dolduruyor. Bu formda siteniz ya da uygulamanız hakkında bilgi, GFC'yi kullanma amacınız gibi sorular soruluyor. Ben de HEDEF ÖSS için böyle bir başvuruda bulundum. Eğer başvurum kabul edilirse izlenimlerimi burada aktaracağım.

Fakat bu arada sistemin neye benzediğini merak edenler için Google, GFC örnek siteleri hazırlamış.

GFC hakkında şimdilik aktarabileceklerimiz bunlar. Fakat gelin geçmişe gidelim.

Bundan belkide 10 yıl önce benzer bir projeyi Microsoft, Passport'la yapmaya çalışmıştı. Fakat o projenin bence işe yaramamasının tek sebebi ise 20000$ civarındaki başlangıç fiyatıydı. O yüzden sistem birkaç yağlı web şirketleriyle sınırlı kaldı.

Şimdi daha iyi servisi bedavaya alabilmemiz ise Web2.0'nin bize sunduğu nimet olsa gerek!

Devamı

FriendFeed ile kendinizi yayinlayin!

Stumble ile interneti nasıl paylaşabileceğinizi dün anlatmıştık. Bugün ise size FriendFeed'den bahsetmeye çalışacağım.

FriendFeed

FriendFeed, Google'daki kurumsal yapıdan sıkılan birkaç mühendisin biraraya gelerek oluşturdukları bir "startup". Amacı ise sizi arkadaşlarınız arasında bir micro "celebrity"ye döndürmek. ("Micro" kelimesi bu aralar çok moda oldu. Artık koca koca şirketler bile "Micro Management"dan bahsetmeye başladı. Bu konu ile ilgili pek yakında bir yazı sizleri bekliyor).

FriendFeed'e kayıt olduktan sonra kullandığınız popüler 35 tane servisi eklemeye başlıyorsunuz. Bunlar arasında bloglarınız, Twitter mesajlarını, Google Reader'da paylaştıklarınız, YouTube favorileriniz, Stumble yaptıklarız gibi bir çok popüler servis bulunuyor.

Temel olarak feedler üzerinden çalışan sistem, siz farklı servisleri kullandıkça kendi feed'inizde bunlarla ilgili yayınlar yapmaya başlıyor.  Böylece siz interneti gezerken ya da kullanırken bunları kaydetmenizi ve istediğiniz kişilerle paylaşmanızı sağlıyor. Fakat Stumble'dakinin aksine herhangi bir butona basmaya ya da özel bir link çalıştırmaya gerek yok. Sistem otomatik olarak yukarıda bahsettiğimiz servisleri ziyaret ederek sizin yapmış olduğunuz aktiviteleri çekiyor.

Tabi paylaşabilmek için arkadaşlarınızı eklemeniz gerekiyor. Stumble'da arkadaş eklemede olduğu gibi Facebook, Gmail, Yahoo, MySpace gibi servislerdeki arkadaşlarınızı otomatik olarak import edebilen aracını kullanarak FriendFeed kullanan arkadaşlarınıza ulaşabilir, kullanmayan arkadaşlarınızı da davet edebilirsiniz.

FriendFeed son yıllarda gördüğüm kullanışlı Web 2.0 uygulamalarının başında geliyor. Beni FriendFeed'e eklemek isteyenler ise Miglate kullanıcı adıyla bana ulaşabilirler.

Devamı

02 Mayıs 2008 Cuma

Twitter'in faydalari

Twitter belki de son günlerin en iyi uygulamalarından bir tanesi. O kadar tutulmaya başladı ki artık insanlar Twitter sayesinde hapisten bile kurtulabiliyor.


Ne demek istediğimi anlatmak için önce size Twitter'in ne olduğunu anlatmam lazım. Twitter'i mini blog olarak tanımlayabiliriz. Twitter sayesinde 140 karakteri geçmemek koşuluyla günün her anı bir şeyler yazabiliyorsunuz. 140 karakter sizi sınırlayabilir fakat Twitter'i cep telefonundan kullanabiliyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey cep telefonunuzun numarasını sistemde tanıtmak. Cep telefonundan Twitter'ın telefon numarasına gönderdiğiniz her mesaj anında Twitter mini blogunda yayınlanıyor. Ve eğer sizin bloga üye olmuş kişiler varsa onlar bu güncellemeleri cep, internet, rss, email anında alabiliyorlar.


Pekala teknik olarak böyle özelliklere sahip olan Twitter'in güncel hayatta kullanım alanları ne olabilir? Diyelim ki bir davete katiliyorsunuz ve trafikte takıldınız. Hemen Twitter blogunuza durumu belirten mesaj atıyorsunuz. Twitter sayesinde bu o an size üye olan bütün arkadaşlarınıza gidiyor.


Şimdi bunu deyince başlangıçta bahsettiğim hapisten kurtulma olayına geri dönelim. Mısır'da hükümeti protesto eden bir Amerikalı gösteri esnasında tutuklanıyor ve o arada hemen cep telefonunda "Arrested" diye bir mesaj gönderiyor. Anında ailesi dahil bütün arkadaşlarına bu bilgi gitmiş oluyor. Hemen ailesi devreye giriyor ve çocuğu kurtarıyor. O da bir sonraki mesajını Twitter'a yollamayı ihmal etmiyor : "Özgürüm". Haberin detayları şurada.


Ben bundan birkaç ay önce durumla ilgili Turkcell'e mesaj atıp kendilerinden bu servisi tanıtmalarını ya da -asıl amacım bu aslında- Twitter'a gönderilen mesajlarda indirim yapmalarını rica ettim. Maalesef pek bir cevap veren olmadı. Ahh, ahh, halbuki KampusCELL'li gençler ne kadar sevecek bu uygulamayı?


Gerçi daha sonra bu uygulama neden desteklenmiyor diye kafamda senaryolar üretirken Turkcell'in bu konuyla ilgili bir çok partnerinin iş sağladığını gördüm. Burada gördüğüm gibi bu tür servisler sunan şirketler mantar gibi çoğaldı. Herhalde, Turkcell partnerlerinin ekmeğini almak istemiyor. Gelin görün ki diğer servisler hem pahalı (her aldığım mesaj için para ödemek mi?!) hem de Twitter gibi çok daha entegre değil.

Devamı