14 Mart 2008 Cuma

Hedef OSS ile merhaba facebook applicationlari

"Example is not another way you can learn, example is the only way you can learn".

Albert Einstein

Üniversitenin ilk yılında algoritmalar ve programlamalar dersinde java öğretilirdi. Ve bu söz de dersin kitabının ilk sayfasında yazardı.

Burada birkaç haftadır facebook'un ne kadar iyi bir fırsat olabileceğini anlatıp durduk. 2 milyon türk var ama hala daha aklı selim insanlar bunun sunduğu avantajlardan yararlanamıyor dedik.

E tabi bu kadar laf yapınca haliyle "Peki sen ne yaptın?" diye soranlar olmuştur. Ben de birkaç haftadır oturdum ve facebook'ta ilk application'ımı yazdım.

Aslında amacım facebook'da application yazma mantığını öğrenip burada da bu konuda yazılar yazmaktı. Fakat facebook'ta application yazmak o kadar keyifli bir hal aldıki  10 yıl önceki lise hayalimi neden canlandırmayayım diye sordum kendi kendime.

İşte buradan da Hedef ÖSS doğdu. Hedef ÖSS üniversite programları arasından arama yapmanızı ve bunlardan bazılarını seçip tercih listesi oluşturmanızı sağlayan küçük bir application.

Application'ı yazarken hep aklımın bir köşesinde Web 2.0 mantığı vardı. Yani application şu haliyle basit ama stabil halinde. Blog, forum vs. ortamlardan feedback alıp application'ı geliştirmeyi düşünüyorum. Hatta ileride GOOGLE API gibi REST tabanlı basit bir API yazıp bu konuda da tecrübe kazanmak istiyorum.

Yukarıdaki paragraf biraz teknik kaçmış olabilir ama aslında anlatmak istediğim şu:

Evet, programlama öğrenebilmenin tek yolu örnekler üzerinden gitmektir. Bu application'ı yazarken çok fazla tecrübe sahibi oldum ve bunları muhakkak burada diğer insanlarla paylaşacağım. Herhalde o da Google Site gibi cool bir yeni teknolojiyi kullanarak olur.

Neyse efendim, Hedef ÖSS'nin blogunun linkini yukarıda verdim ama burada tekrarlayayım. Konu ile specific yorumlarınızı oraya bekliyorum.

Devamı

13 Mart 2008 Perşembe

Blogger'ın garip yazı paneli...

Bu durum sadece benim için mi bilmiyorum ama gittikçe Blogger'ın blog postaları yazma panelinin berbat bir şey olduğunu düşünmeye başladım.

Normalde blog yazılarımı Windows Live Writer ile yazarım fakat bazen WLW olmayan bir bilgisayarda yazmak zorunda kalabiliyorum.

Bu durumda Blogger'ın yazı panelini kullanmak zorunda kalıyorum.

Fakat o kadar illet bir yazı paneli görmedim. HTML olarak yazdığınız bir yazıyı "Oluştur" ekranında görüntülediğinizde ekstradan boşluklar ortaya çıkarıyor. Hele bir de "Önizleme" yapıp "Oluştur" ekranına geri dönerseniz durum daha vahim. Satırlar saçma yerlerden bölünüyor ve ortaya saçma sapan bir yazı düzeni çıkıyor.

Yıllar önce bu sorunu Microsoft ve Unix sistemleri arasında satırbaşlarının farklı kodlarla ifade edilmesinden dolayı yaşardık (Windows'ta CRLF ve Unix'te CR sorunsalı). Anlaşılan bu sorun Oluştur ve Önizleme ekranları arasında bile var Blogger'da.

Bir de editörde var olan özellik sayısı bir hayli sınırlı. Hele bir resim ekleme kısmı var ki insanı deli etmeye yeterde artar bile :)

Tavsiye edebileceğiniz online bir yazı yazma editörü var mı? Hele bu editör yazdığınız yazıları blogger, vs. gibi sitelere gönderebiliyorsa tadından yenmez :)

Devamı

07 Mart 2008 Cuma

Compare People ve data mining...

Facebook'un en çok kullanılan application'larından birisi de Compare People. Bu applicationla, arkadaşlarınızı çeşitli kriterlere göre kıyaslıyorsunuz.

Az önce bana Compare People, şu maili gönderdi:

According to data from the Compare People application (where users compare their
friends in different categories), these are your hottest and most desirable
single friends:

* "Who is hotter"
1. Disican1 (146 points)
2.
Disican2 (85 points)
3. Disican3 (54 points)
4. Disican4 (36 points)
5. Disican5 (40 points)

view more >>

* "Who is more
desirable to date"
1. Kisican1 (92 points)
2. Kisican2 (60 points)
3. Kisican3 (44 points)
4. Kisican4 (60 points)
5. Kisican5 (46
points)


Mailin konusu da "Sinan, here are your hottest single friends". Yani uygulama, benim "friend list"imden en beğenilen kızları ve erkekleri göndermiş.

Burada bu mailden bahsetmemin sebebi ise şu aralar üzerinde kafa yorduğum data mining konusuyla doğrudan ilişkili olması.

Data Mining verilerin işlenerek anlamlı bilgilerin çıkarılması şeklinde özetlenebilir.

Ve çoğu uzmana göre veri analizi gelecek yılların en popüler konularından birisini oluşturuyor.

Son yıllarda maliyetler düşerken işlemci hızında, depolama alanında ve bağlantı hızlarındaki artışlar inanılmaz büyüklükte verilerin oluşturulmasını, paylaşılmasın ve de depolanmasına imkan veriyor.

Facebook da zaten şu andaki içeriğiyle belki de dünyanın en büyük veri kaynağını oluşturabilecek potansiyelde. İçerisindeki application'lar da düşünüldüğünde milyonlarca insanın hayatı hakkında muazzam büyüklükte veriyi barındırıyor olmalı.

O yüzden IBM, Google, Microsoft gibi şirketlerden yüzlerce beyin facebook'a geliyor. Amaçları ise bu kadar veriyi işleyip anlamlı sonuçlar çıkarıp bu verilerden yeni iş yapmak. Pazarlama ve satış bu alanların başında geliyor.

Fakat görünen o ki bu alanda alınacak daha çok yol var. Ama en azından yukarıdaki mesaj bu konuda insanların bir şey yaptığını görmek açısından iyi oldu.

En azından sonuçlardan memnun olduğumu söyleyebilirim -listede erkeklerin olmasına bir anlam veremedim ama-.

Devamı

05 Mart 2008 Çarşamba

Free software hakkinda

Bugünlerde Thomas L. Friedman'ın "The World is Flat" adlı kitabını okuyorum. Uzun zamandan beri en çok okunan kitaplar
listesinde bulunuyor. Kitap hakkında daha sonra detaylı yorum yazacağım fakat kitabın bir yerinden alıntı yapmak istiyorum.

Aşağıda Bill Gates'in "free software" fikrinin neden tutmayacağı konusunda bir argümanı var. Güzel yazılım üretmek için
paranın önemli bir ödül olduğunu düşünen Bill Gates şu örneği vermiş:


Added Bill Gates, "You need capitalism [to drive innovation.] To have [a movement] that says innovation does not deserve an
economic reward is contrary to where the world is going. When I talk to the Chinese, they dream of starting a company. They are not
thinking, 'I will be a barber during the day and do free software at night.'... When you have a security crisis in your
[software] system, you don't want to say, 'Where is the guy at the barbershop?'" (Sayfa 124).

Devamı

03 Mart 2008 Pazartesi

Kisa kisa...

Vakit sıkıntısından çok detaylı yazı yazamıyorum ama kısa da olsa bilmeyenler için bazı konulardan bahsedelim.

***

Twitter giderek hayatımda önemli bir yer edinmeye başladı. Özellikle buluşma, yolculuk vs. gibi konularda ilgili insanları haberdar etmek için çok ideal bir araç. SMS yoluyla kullanılabilmesi harika. Hala daha Turkcell, Avea, Vodafone'nun konu hakkında hizmet sunmaması hata. Bu konuyla ilgili Turkcell'e bir mail gönderdim. Cevabında konuyla ilgileneceklerini söylüyorlar. Facebook gibi bu treni de kaçırmaları muhtemel...

***

Facebook deyince facebook'ta application yazma olayına harbiden el atmış durumdayım. Gerçekten şurada detaylı bir dökümantasyon var fakat bazen insanı bilgiye boğabiliyor. Vakit bulduğunca facebook'a application yazma konusunda Türkçe kaynaklar oluşturmayı planlıyorum. Özellikle Facebook'taki Türk kullanıcılarının sayısı düşünüldüğünde ileride facebook'a application işi yapan şirketler görmemiz muhtemel. Hatta kurslar bile açılabilir -bu sonuncusu konusunda sürpriz gelişmeler yaşayabilirsiniz ;)

***

Google Sites nihayet açıldı. Bir buçuk yıl önce jotspot'u satın aldıklarında bu servisin Google Apps'a ne zaman entegre edileceğini merak ediyorduk. En son hali kullanışlı fakat bir kaç eksiği var gibi. Facebook hakkında yazı dizilerini google sites kullanarak sunabilirim.

***

DreamSpark projesiyle Microsoft öğrencilerin sahip olduğu potansiyeli nihayet etkili kullanmanın yolunu açtı. Henüz Türkiye'deki üniversiteler bu programda yok ama bu bizim Microsoft Türkiye'ye konu hakkında baskı yapmamıza engel değil. Bu arada Bill Gates şurada öğrencilerle ilgili bir röportaj vermiş. Gaza gelmek isteyenlere tavsiye ederim.

*****

Univercell geçen haftalarda çok konuşuldu ama henüz çok bir ses duymadık. Herhalde gnctrkcll gibi bir tüketim odaklı hizmet, UniverCell gibi bir üretim odaklı bir hizmete göre çok daha mantıklı görülüyor Turkcell tarafından.

Devamı