08 Aralık 2007 Cumartesi

Facebook, Orkut, MySpace nereye kadar?

Son dönemlerde Brezilya pembe dizilerinde "Orkut" kelimesi sıkça geçer... Hayır, hayır, bahsedilen kişi "çok yakışıklı, bütün kızların peşinde koştuğu, karmaşık aşk ilişkileri yaşayan çılgın bir Türk" değildir. "Orkut" Google'ın yıllardır yayınladığı arkadaşlık sitesidir. Sistemi tasarlayan kişi Google'da Orkut adında bir Türk Mühendis ve adamlar beta aşamasındayken bu yeni hizmeti Orkut diye adlandırmışlar. Fakat sistem hızla yayılınca ve de çok popüler olunca ismini değiştirmekten vazgeçmişler. Ve bugün Orkut, en popüler arkadaşlık sitesinden birisi. Orkut'un Brezilya'da tutulmasının sebebi ise sitenin bir zamanlar sadece davetiye üzerinden çalışması. Haliyle üye olan Brezilyalılar, diğer Brezilyalılar'ı davet etmiş ve böylece zincirleme bir şekilde üye olan Brezilyalıların sayısı hızlıca artmış.

Orkut'un Brezilya'da yaptığını bugün Türkiye'de Facebook yapıyor. Şimdi bakıyorum da Turkey "network"unde üye sayısı 1.2 milyonu geçmiş. Valla Türkler olarak çok sevdik bu Facebook olayını. Şimdi Brezilya'da hızla artmasının sebebi davetiye usulü olması ve Brezilyalıların diğer Brezilyalıları sisteme eklemeleriydi. Türkiye'de ise Facebook'un tutmasının sebebi ise bence Facebook'un kategori ve gruplama mantığı. Haliyle de ilk, orta, lise, üniversite -ve son zamanlarda askerlik- derken hayatımızda çok fazla bir grubun içerisinde yer alıyoruz ve genelde Türk insanı bu dönemlerde farklı insanlarla bir araya geliyor. Kaçımız ilkokulu okuduğumuz mahallede oturuyor? Ya da üniversite için başka bir şehire gitmek zorunda olmayanların sayısı çok mu fazla? Askerlik ise başlı başına başka bir olay zaten... Orada da Boğaziçi mezunu bir finansçı Konya'daki bir çobanla yanyana kalabiliyor ve haliyle askerlik bitince canciğer arkadaş olarak ayrılabiliyor. Durum böyle olunca yıllar sonra insan aramaya başlıyor eski arkadaşlarını... Bir de facebook'da kişilerin kimliklerinin belli olması da aramayı ve bulmayı kolaylaştırıyor. Herkese "lonelycowboy"u listemeyi eklemektense, adı sanı belli birisini eklemek daha kolay gelir herhalde.. Bu arada, dizilere de girmeye başladı mı acaba bu facebook? Dizilerde rastlayan birileri buraya yazabilir mi? Mesela, Yaprak Dökümü'nde güzel bir ambiyans yakalanabilir evi terk eden kızın ailesiyle Facebook üzerinden iletişime geçmesiyle...

Aslında bana bu yazıyı yazdıran sebep bambaşkaydı. Yazıya başlamadan önce niyetim işin ekonomik boyutuyla ilgiliydi... Hani bu İngilizce yazılar, olaya hikaye anlatarak başlama geyiği vardır ya... Ben de onun gibi bir şey yapayım dedim. Ama bunu yapan bir Türk olunca konuyu dağıtması ve geyiğe sarması çok kolay oluyor.

Ne diyorduk... Ekonomik boyutu... Facebook'un bugünkü değeri 15 milyar $. Fakat, MIT mezunu mühendisler, Wall Street yatırımcıları gece gündüz Facebook'un sunduğu potansiyeli nasıl kullanırız diye kafa patlatıyorlar. Düşünsenize, elinizde milyonlarca insanın bütün iş, özel ilişkileri, ilgi alanları, üye oldukları gruplar vs. bütün bilgileri var. Bunun pazarlama, satış, ar-ge gibi alanlarda sağlayacağı fırsatlar inanılmaz bir düzeyde..

Tabi, konu üzerinde Amerikalılar kafa patlatırken biz Türklerin de boş kalmasına gerek yok. Alın elinizde 1,2 milyon Türkün her türlü bilgileri. Hatta üyelerin çoğunluğunu 18-24 yaş arası gençlerin oluşturduğunu düşünürseniz, geleceğe dönük potansiyel de hat safhada... Tabi, şimdilik "Osmanlı Poke'si", "Kem Gözler için Nazar Boncuğu", "Gizli Mesaj Gönder" gibi uygulamalarda kendimizi göstersek de eminim biz çılgın Türkler çılgın fikirlerle ortaya çıkabiliriz.

Not: Yazı bitti ama ben bir türlü yazıya ilham veren videodan bahsedemedim. Neyse en azından aşağıya koyayım.

Devamı